PEDİATRİK EPİLEPSİ VE NÖBETLER

Epilepsi tüm yaştan insanları etkileyen nörolojik bir bozukluktur; bununla birlikte, nöbetlerin sıklığı genç çocuklarda (tüm çocukların yüzde dördünde görüldüğü tahmin edilmektedir) yetişkinlerden daha fazladır. Gelişmekte olan beynin nöbetlere yetişkin beyninden neden daha yatkın olduğu bilinmemektedir. Tekrarlayan şekilde görüldüklerinde ve uyarılmadıklarında, bir çocuğun epilepsisi olduğu söylenir.

Sebepler

Çoğu vakada epilepsinin özel bir ani sebebi yoktur. Bazı bireylerde doğumdan beri var olan küçük beyin hasarı ya da nöbet geçirmeye kalıtımsal bir yatkınlık olabilir. Bazen erken yaşta kafa travması ya da beyin enfeksiyonu (menenjit ya da ensefalit) beyinde skar benzeri bir doku oluşturur ve nöbetlere sebep olabilir.

Semptomlar

Nöbetler, garip hisler, davranış veya duygularda değişiklikler, kas kasılmaları, konvülziyon ya da ani farkındalık ya da bilinç kaybı gibi geniş çeşitlilikte semptomlara sebep olabilir. Çocuklarda inatçı epilepsi olduğunda, nöbet sırasında fiziksel hasar, antiepileptiklerin yan etkileri, aile hayatının bozulması, öğrenme ve dikkat bozukluğu riskleri artmıştır. Bu sebeplerin herhangi biri ya da hepsi, yaşam kalitesi ve ilerideki gelişim hakkındaki endişelerle birlikte, aileyi cerrahi düşünmeye yönlendirebilir.

Tanı

Elektroensefalogramlar (EEG), video-EEG telemetri (vEEG), bilgisayarlı tomografi (CT), manyetik rezonans görüntüleme (MRI), pozitron emisyon tomografi (PET) ve tek foton-emisyon bilgisayarlı tomografi (SPECT) gibi tanısal teknikler, cerrahi için hedef olabilecek epilepsi ile ilişkili yapısal problemleri ve anormallikleri görmek ve değerlendirmek için kullanılmaktadır. Nöropsikolojik test, fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) ve WADA testi gibi fonksiyonel testler, beynin hayati bölgelerini tanımlamak ve epileptik kısmın çıkarılmasıyla ilişkili riskleri kısıtlamak için cerrahi öncesinde kullanılabilir.

 Tedavi

Epilepsili çoğu çocuk, ilaçla iyi kontrol altındadır ve az kısıtlılık ile normal olarak gelişebilir. Bununla birlikte, bazı çocuklarda şiddetli antiepileptik tedaviye rağmen kontrolsüz nöbetler ve inatçı epilepsi görülebilir. Bu çocuklarda epilepsi cerrahisi ya da beyin dokusundaki “epileptik bölgenin” cerrahi olarak çıkarılması sıklıkla düşünülür. Geçmişte epilepsi için cerrahi tedavi ancak uzun süreli nöbetlerden ve çoklu ilaç denemelerinden sonra düşünülürken, inatçı epilepsi gelişecek olan bireyler şimdi daha erken tanımlanabilmektedir. Bir çocuk iki ya da üç antiepileptik ilaca yanıt vermediyse cerrahi değerlendirme sıklıkla düşünülecektir. Epilepsiyi cerrahi olarak erken yaşta tedavi etmenin daha iyi hayat kalitesi sağlayabileceğine ilişkin kanıtlar artmaktadır.

Epilepsi Tipleri

Epilepsinin, sebeplere, yaygınlığa ve etkilere göre ayrılan bir çok değişik tipi vardır. Bunlar arasında, iki esas epilepsi tipi vardır: nöbetlerin tüm beyni etkilediği jeneralize (genel) epilepsi ve nöbetlerin beynin belirli bir kısmında başladığı parsiyel ya da fokal (bölgesel)  epilepsi.

Jeneralize epilepsilerde beyinde nöbetlerin kaynaklandığı tanımlanmış bir alan yoktur. Jeneralize epilepsilerin iki çeşidi vardır:

  • Beynin nöbetler arasında normal olarak davrandığı ve nöbetlerin sebebinin bilinmediği idyopatik; ve
  • Nöbetlere katkıda bulunan açık bir yapısal anomalinin olduğu semptomatik.

Jeneralize epilepsinin sebep olduğu epilepsiler şunları içerir:

  • Absans ya da petit mal nöbetler: Bu nöbetler farkındalıkta bir kaç saniye süren ve kişinin donuk bakmasına ya da göz kapağı veya yüz kaslarında seyirmeler olmasına sebep olan kısa bir ara ile karakterizedir. Günde yüzlerce kere görülebilen bu nöbetler, yaygın olarak iki yaşından önce başlar ve çocukluktan sonra biter.
  • Tonik-klonik ya da grand mal nöbetler: Bu nöbetler ani ve tam bilinç kaybı ve ritmik sarsılma (klonik faz olarak adlandırılır) başlamadan önce kollarda ve bacaklarda kişinin düşmesine sebep olan bir sertleşme (tonik faz olarak adlandırılır) ile karakterizedir. Nöbet durmazsa status epileptikus nöbeti olabilir. Bu kontrolsüz nöbet beyin hasarı ya da ölümü önlemek için acil tıbbi dikkat gerektirir.
  • Tonik nöbetler: Bu nöbetler tonik-klonik nöbetlere benzer, ama klonik fazın ritmik sarsılması ile devam etmez.
  • Myoklonik nöbetler: Bu jeneralize nöbetler, bilinç kaybı olmadan, vücudun herhangi bir kısmında çok kısa süreli, yıldırım gibi sarsılmaları içerir.
  • Atonik nöbetler: Bu nöbetleri yaşayan insanlarda kas tonusunda, bazen önce kafa olmak üzere, yere düşmeye sebep olan, ani bir kayıp olur.

Parsiyel (fokal) epilepsi beyin yarım kürelerinin en gelişmiş kısmının bir bölgesinden başlayan nöbetleri kapsar. Nöbetler bazen sınırlı olabilirken, yayılarak jeneralize nöbete de dönüşebilir. Bu epilepsilerin sebep olduğu, yayılıp jeneralize olabilen nöbetler şunlardır:

  • Kompleks parsiyel nöbetler (psikomotor ataklar): Bu nöbetler sıklıkla, korku hissi, kötü bir koku ya da algıda değişiklik gibi bir aura ya da nörolojik uyarı ile başlar. Auradan sonra, bilinç değişebilir; konuşma durabilir ve kişi çiğneme, yutma, ellerini durmadan kımıldatma gibi otomatik tekrarlayıcı hareketler ya da bir yerden bir yere amaçsız hareket sergileyebilir.
  • Basit parsiyel nöbetler: Bu nöbetler tipik olarak beynin motor veya duyusal alanlarını etkiler, el veya yüz kaslarında sarsıcı hareketlere ya da parlayan ışıklar veya uğultulu bir ses gibi semptomlara sebep olur, ama bilinçte değişiklik olmaz.